Subscribe

Kitap Alışverişlerim || Ağustos

8/24/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:
Ağustos ayı bitmeden ben kitaplığıma bir miktar daha kitap soktum :) 

Tabi ki bu ay hediyelerimde vardı. 5 tane falanda öyle geldi kitabım :)
21 adetin üstüne 12 adet daha eklenmiş oldu...

Yorgun Hayaller || R.K. LILLEY | Yorum

8/24/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

"Şimdi anlıyorum, seninle tanışmadan önce aşk hakkında hiçbir fikrim yoktu. Oysa, bizimkisi aşktı; aşk insanın hayatını zorlaştırmıyormuş, asla seninle olduğum zamanlar gibi mutlu olmadım ve bu zamanların nasıl geçtiğini anlamadım. Benden vazgeçmeni kaldıramam, bende senden vazgeçemem. Gülüşünü seviyorum, dürüstlüğünü seviyorum, sadık olmanı seviyorum, espri anlayışını seviyorum ve sen bana şaka yaptığında gözlerinde oluşan ışığı seviyorum. Sanırım en çok da bunu seviyorum. Sadece seni sevmiyorum, sana ihtiyacım var. Sanırım bu bir uyarı, bir şekilde senden kolay vazgeçeceğimi düşünüyorsan şaşırmış olmalısın, toparlan sevgilim, öyle ya da böyle seni yeniden kazanacağım."

Yorgun Hayaller (Bad Thıngs) - 1
R.K. LILLEY
Aspendos Yayınları
416 Sayfa
t 22,00
4.36 GR
Hava'da serisinden sonra yazarın bağımlısı olmuş birisi olarak kadın ne yazsa okurum modundayım. Yazar Hava'da serisinde Danika ve Tristan hakkında bizi merakta bırakacak şekilde azıcık bahsetmişti. Kitapta okuduğumuz kısımdan geçmişe gidiyoruz ve Tristan daha rock kariyerinin başlarındayken Danika ile nasıl tanıştıklarını öğrenerek başlıyoruz seriye.

Danika problemli bir ailen küçük yaşta kurtulmuş ama kız kardeşiyle verildikleri koruyucu ailede de pek hoş şeyler yaşamamıştır. Kendi hayatını yoluna sokmak için bir ailenin evinden iki çocuğa bakmaktadır. Tristan'la danışması da bu aile sayesinde oldu.
"Sana ihtiyacım var demiştim. Fakat şimdi hayatta kalmak için sana ihtiyacım var. Sonsuza kadar."
Geçici bir süre Tristan da o evde kalacaktır ve başlarda gerçekten güzel bir arkadaşlık olarak başlaya ilişkileri zamanla karşı koyamadıkları bir duruma geline ikili arasında ilişki başlar. Danika tam bir ilişki insanı Tristan ise tam bir tek gecelik ilişki adamıdır. İkili başlarda bunu sorun etmese de Danika'nın Tristan'a aşık olmasıyla her şey bir anda değişir.
"Alt dudağımı ısırdı ve ben neredeyse eriyip bitecektim."
Kitap hakkında ne söylesem bilmiyorum, sakin bir işleyişe sahip bir James Cavandish aksiyonu beklemeyin ama Tristan ve Danika hikayesini bence bu durgunluğunla seveceksiniz. Bir adamın nasıl adım adım aşık olduğunu okuyacak, bunu kabullendiğinde nasıl sahip çıktığını göreceksiniz.
Kitapta en çok sevdiğim şey diğer karakterlerdi. Tristan'ın kardeşine tek kelimeyle bayıldım ve ben neredeyse onun da ayrı bir hikayesi olsa diye yalvaracak duruma gelmişken yazar öyle bir şey yapmış ki içime öküz oturdu resmen. Jared'ı çok ama çok sevmiştim. 

Danika'nın kıskandığında bir şeyler fırlatma hallerine bayıldım. İkilinin ilişkileri çok duygusaldı. Çaresizce birbirlerini sevmeleri okurken sizi hem mutlu ediyor hemde bir yandan içinizi sızlatıyor nedense.
"Yapmayacağım tek şey seni kaybetmek. Bunu yaparsak seni kaybetmeyeceğime söz verebilir misin?"
Serinin ikinci kitabını merakla bekliyorum. Havada serisinde okuduğum olayların detaylarını deli gibi merak ediyorum. James'i de özlediyseniz burada da onuda görüyoruz.
Ve arka kapak yazısına bayıldım. Söylemeden geçemeyeceğim. Eğer Tristan nasıl bir aşık diye merak ediyorsanız arka kapak bunu sonunda kadar belli ediyor diyorum.Aspendos hızı bilinen bir gerçek, umarım seri için biri fazla bekletmezler.
Ve çok yakında kitabımız yazarıyla da harika bir röportajım olacak takipte kalın :)


KGBT 14.Tur || Merve Deniz - Yalnızlık Cesaret İster | Yorum

8/24/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Herkese merhaba, turumuzun dördüncü gününde yorum sırası bana geldi. Ama öncesinde neler yaptık bir göz atmak isterseniz buyurun linkler,

Yorum - Kitap Denizi
Cast - Kitap Soluğu
Yazar ve Kitapları Tanıtım - Tuba'nın Yorum Köşesi

Birbirlerine yasladıkları tek şey bedenleri değildi; tüm umutları, umutsuzlukları o gece koyun koyunaydı.
Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?
Başarılı, genç ve güzel bir kadın olan Rüya, ta ki aşık olduğu adamla aynı adaya düşene kadar bu sorunun yanıtını hiç düşünmemiştir. Gönlünğ, çalışanların "Otoriter Despot" ismini verdiği yöneticisi Arel Bozan'a kaptıran Rüya, Arel'in kendisini fark etmesi için sonsuz bir çaba içindedir, ama ne yaparsa yapsın bir türlü Arel'in dikkatini çekmeyi başaramaz. Çıkacakları Hindistan gezisi ise Rüya'nın son şansıdır. Ya devam edecek ya da vazgeçecektir. Fakat hiçbir şey planlandığı gibi gitmez ve kendisini aşık olduğu adamla birlikte ıssız bir adada bulur.
Acaba hayatta kalmak için büyük bir mücadele verdikleri bu ıssız adada Rüya, Arel'in duvarlarını yıkabilecek midir?
Yalnızlık Cesaret İster
Merve Deniz
İndigo Kitap
445 Sayfa
t 20.00
4.23 GR
Rüya işini severek yapan iyi bir asistandır. Ama işini sevmesinin tek sebebi meslek aşkımı dersiniz, tabi ki hayır. Uzun zamandır patronuna karşılıksız şekilde aşıktır. Ama aynı şey tabi ki patronumuz için geçerli değil. Aşık olmayı bırakın adam Rüya'nın farkında bile değildir.
Hindistan'a yapılacak iş seyahatini fırsat olarak gören Rüya, bulduğu ilk fırsatta duygularını duygusuz patronu Arel Bozan'a anlatacaktır. Ve deli cesareti gelen kız bunu yaptı da, hem de öyle bir yaptı ki o sakin kızın içinden sonunda başka bir şey çıktı resmen.

Kitabımız bir ada hikayesi. Okumaya başladığımda adaya nasıl düşecekler ki diye sürekli düşünürken yazarın buna yarattığı sebep çok hoşuma gitti. Saçma sapan bir şey olsaydı bence kitabın geri kalanında da bunu hissederdik diye düşünüyorum ama yaratılan sebep bence çok iyiydi. Natalie diye bir karakterimiz var çiftimizin adaya düşmesine sebep olan şahıs ta kendisidir. Ama bu neden ve hangi sebeplerden ötürü yaptığını söylemiyorum :)
İkilinin ada hayatında yaşadıklarını çok sevdim. Kızımız reddedilmenin de verdiği acıyla Arel beyimizi başlarda fena haşlasa da sonları ikilinin birbirlerine duyduğu ihtiyaç güzel anlatılmıştı.
Arel'in Rüya'dan uzak durma çabalarını okumak, aralarında yavaş yavaş oluşan kuvvetli duyguları okumak benim çok hoşuma gitti. Keşke hep adada kalsalardı demedim değil.

Adaya düşmek beyimizin bir nevi gözlerini açmasına vesile oldu diyebilirim. Yoksa o kalın kafalı patron edalarından sıyrılıp hayatta Rüya'yı fark etmezdi bence.
Arel'in Rüya'y la ilgilendiği sahnelere özellikle daha çok sevdim. Kitap sadece adaya düşen bir çiftin aşk hikayesi değildi ki bence sadece onlarla dolu olmaması güzel olmuş. Bir sürü yan karakter ve bir dolu olay gördük ve bunlar kitaba heyecan katmıştı.
Özellikle İnci karakteriyle beni önce üzen sonra mutluluk verici bir şoka uğratan yazarımıza da sevgiler diyorum :)
Merak etiğim bir kitaptı ve dolayışıyla akıcı olmasının da etkisiyle çok kısa sürede bitirdiğim bir kitap oldu. Su gibi aktı gitti diyebilirim.
Yazarla tanışma kitabımda bu oldu ve ben kalemini beğendim. Issız Ada hikayeleri sizi de cezbediyorsa o zaman okuyun diyorum.




KGBT 14.Tur || Merve Deniz - Yalnızlık Cesaret İster || Yazar ve Kitapları Tanıtım

8/22/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:


24 Ağustos 1984 Muğla doğumlu olan Merve Deniz, ilk ve orta öğretimini Muğla'da tamamlamıştır. Ardından Muğla Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü'nden mezun olduktan sonra Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatu Böümü'nde eğitimine devam etmektedir. Yazmanın yanı sıra gökbilimi, dalış sporları ve çevrecilikle ilgilenmektedir. Yazar şuan hala Muğla'da yaşamaktadır.




Yazarın Yalnızlık Cesaret İster kitabından önce farklı bir yayınevinden çıkmış bir kitabı bulunmaktadır.

Karanlık bir savaşın ortasında imkansız bir bağlılık.Yüreğinize dokunacak sarsıcı bir aşk.

Yıllarıdır kabus görmediği ya da kendini öldürmediği gecelerin sayısı bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar azdı. Dipsiz bir uçuruma gözleri kapalı koşuyor olsa bile o, elinden tuttuğu sürece, düşmemeyi başarabileceğine, umutsuzluğuna inat inanmak istiyordu ve ısrarla kaçmıyordu cevapları zorunlu sorulardan. Çünkü kaçmak yada görmezden gelmek daha kolaydı canını yakan gerçeklerden. Birer buzdağı misali yükselmedikçe önünde, mucizeler diyarının dingin okyanusunda ilerlemek çekiciydi.

"Elimi bıraksan devasa bir uçuruma düşecekmiş gibi sıkıca tutuyordu sevgili. Oya uçurum bendim. Keşke bunu anlayabilseydi. keşke benimle olmanın sonsuz ve karanlık bir boşluğa düşmekten farksız olduğunu anlatabilseydim."

"Yavaş ol kalbim" diye fısıldadım göğsümde çırpınan savaşçıya.

Bırakmak istedikçe daha sıkı tutunuyordu ruhum umuduna. O benim güneşimdi ne yaparsam yapayım yörüngesinden çıkamazdım. İşte böyle bit mutluluktu benimki. Yolun sonunda gemimi parçalara ayıracak buzdağlarına, kör bir aşkın rotasıyla yol almaktı ve ne kadar uzağa kaçarsam kaçayım gerçek beni yakalayacaktı biliyordum.

"Gözlerinde cenneti görmüştüm ve cennet bana sonsuza dek yasaktı..."



Birbirlerine yasladıkları tek şey bedenleri değildi; tüm umutları, umutsuzlukları o gece koyun koyunaydı.

Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?

Başarılı, genç ve güzel bir kadın olan Rüya, ta ki aşık olduğu adamla aynı adaya düşene kadar bu sorunun yanıtını hiç düşünmemiştir. Gönlünğ, çalışanların "Otoriter Despot" ismini verdiği yöneticisi Arel Bozan'a kaptıran Rüya, Arel'in kendisini fark etmesi için sonsuz bir çaba içindedir, ama ne yaparsa yapsın bir türlü Arel'in dikkatini çekmeyi başaramaz. Çıkacakları Hindistan gezisi ise Rüya'nın son şansıdır. Ya devam edecek ya da vazgeçecektir. Fakat hiçbir şey planlandığı gibi gitmez ve kendisini aşık olduğu adamla birlikte ıssız bir adada bulur.

Acaba hayatta kalmak için büyük bir mücadele verdikleri bu ıssız adada Rüya, Arel'in duvarlarını yıkabilecek midir?_

Evrene Fısıldanan Dilek - Karen McQuestion | Ön Okuma

8/21/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - 1 yorum:

Merhaba, Aspendos Yayınlarından çıkan sımsıcak bir hikayeye hazır mısınız? Benim gibi daha önce McQuestion kalemini okuyup beğendiyseniz eğer eminim ki bu hikayeyi de çok seveceksiniz. Çok yakında harika alıntılar ve yorumla da burada olacağım ama öncesinde size güzel bir ön okuma sunuyorum. Fikir edinmek isterseniz bir göz atın :)


KGBT 14.Tur || Merve Deniz - Yalnızlık Cesaret İster | Ön Okuma

8/21/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:
Yeni bir turla geri döndük. Azıcık bir ara verdik ama ard arda çok güzel kitapların turlarını da aldık. Bizi takipte kalın :)
Yalnızlık Cesaret İster 


Çarşambaya Kadar Eşim Ol - Yedi Gün, Yedi Düğün || Carherine Bybee | Yorum

8/18/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - 3 yorum:
Blake Harrison, Zengin, kraliyet mensubu, çekici... Ve en önemlisi çarşamba gününe kadar evlenmesi gerekiyor. Blake evlilik konusunda ona yardımcı olması için bir iş adamı olduğunu sandığı Sam Elliot'a başvuruyor. Ama güzel, enerjik ve baştan çıkarıcı bir sesi olan Samantha Elliot'la karşılaşıyor.Samantha Elliot, Bir çöpçatanlık şirketi sahibi olan Samantha evlenecekler listesinde değil... Ta ki Blake ona bir yıllık evlilik sözleşmesi için on milyon dolar teklif edene dek. Ve bu teklifte uygunsuz bir niyet yok. Bu para, bakımevinde kalan kardeşinin masraflarını karşılayacak. Samantha'nın tek yapması gerekense yeni kocasına karşı hissettiği çekimi kendine saklamak ve onunla ilişkiden kaçınmak.
Ama Blake'in öpücükleri ve çekiciliği Samantha'nın karşı koyamayacağı kadar güçlü. Samantha ve Blake her şeyiyle düşünülmüş bir evlilik sözleşmesi imzalıyorlar. Bu sözleşmede aşk yok ama bilirsiniz, aşk zaten sınır tanımaz.
Çariambaya Kadar Eşim Ol ( Wife by Wednesday)
The Weekday Brides - 1 
Novella Yayınları
255 Sayfa
t 17,00
3.75 GR
Novella Yayınlarından çıkan Çarşambaya Kadar Eşim Ol kitabı çıkar çıkmaz ve ben kapağını görür görmez kesinlikle okumalıyım dedim. Kitabın konusundan hiç bahsetmeyeceğim arka kapak yazısı bence yeterince açıklamalı ama yazarın kalemine gelince çok beğendiğimi söylemeliyim. Tarzına ve anlatımına bayıldım ve bunu kitabın çevirisine de borçluyuz bence çok güzeldi ve hatasız bir kitaptı.
Öncelikle kitap için söylemem gereken tanımlayıcı bir şey var. Kitap tam anlamıyla masalların şimdiki zaman haliydi. Sanki eski bir dük ve düşes kahramanlarını okuyorsunuz ama bunları şimdi ki zamana uyarlanmış hallerini düşünün. Çok daha eğlenceli değil mi?
"İki kelime. Kadının ağzından günah gibi akan, seksi telefon operatörlerini utandıracak bir sözle söylenen bu iki söz Blake'in nutkunun tutulmasına yetmişti."
Blake söylediğim gibi çok zengin bir ailenin tek varisi. Kendisi bir dük tahmin ettiğiniz gibi kraliyet soyundan geliyor. Babasından kalan mirası ve işleri devralmak için yapması gereken tek bir şey vardı. Evlenmek...
"Ne sözleşmesi?""Sana bir evlilik kontratı teklif ediyorum"
Ama Blake bunun için hayatında olan hiç bir kadına güvenmez. Zaten kendisi de aşk evliliği yapmak niyetinde değildir. Tam da bu anda Sam sahneye geliyor. Kendisinin bir çöp çatanlık şirketi var ve Blake'e en uygun kızı bulmak zorundadır.
Tabi Blake onun ilk görüşte bir erkek değilde kadın olduğunu -hemde duyduğu en seksi sese sahip kadın olduğunu- fark etmeseydi.
"Bir yıllık bir ilişki yaşamamızı mı öneriyorsun?""İkimizde yetişkiniz ve hissettiğimiz çekim aşikar."
Ve her şey anlaşmalı olsa da çiftimiz kendilerini çoktan anlaşmanın dışında bulmuş birbirlerine kapılmışlardır.

Kitap tam benlik. Çok fazla Novella okumayan birisi olarak bundan sonra dört kolla sarılmaya karar verdim. "The McCarthys Of Gansett Island'ın deli gibi takipçisiyim o ayrı" Nemesis kitaplarını ne kadar sevdiğimi herkes bilir ve buda işte tam da öyle bir kitaptı. Sıcacık bir aşk hikayesi, kafanızı yormayan olaylar ve tutkulu bir aşk. Tam bir tatil romanı.
"Vücudunun benimkine nasıl mükemmel uyduğunu fark ediyor musun?"
 Şimdi hep konu itibariyle yine mi bu tarz diye düşünmeden edemiyor insan ama bence öyle değildi. Karakterler konunun işleyişi bence farklı zamanın şimdiki zamana uyarlanmış hali gibiydi ve yazar bence bu işi çok güzel başarmış. 
"Blake onu tekrar öpmek için eğilirken Samantha'nın aklında ki tek düşünce, artık pek de geçici olmayan kocasını ne kadar çok sevdiğiydi."
Novella bizi güzel bit yazarla buluşturdu ve çok ara vermeden diğer kitaplarını da okumayı umuyorum. Biraz seriyi araştırdım sabırsızlıkla bekliyorum. Bence vakit kaybetmeden okuyun..
Tavsiyemdir :)
The Weekday Brides  Series
1| Wife by Wednesday ( Çarşambaya Kadar Eşim Ol) - Blake and Samantha
2| Married by Monday - Carter and Eliza
3| Fiance by Friday - Gwen and Neil
4| Single by Saturday - Karen and Zack
5| Taken by Tuesday - Judy and Rick
6| Seduced by Sunday - Mac and Valentino
7| Treasured bu Thursday - Gabriella and Hunter
Serimiz 7 kitaptan oluşuyor adı üstünde 7 Gün, 7 Düğün :)
 
PUANIM




Hiç Hesapta Yokken || Sydney Landon | Yorum

8/18/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Hiç Hesapta Yokken (Not Planning on You)
Danvers - 2
Nemesis Kitap
310 Sayfa
t 18,00
4.06 GR
Yine ben yine bir Nemesis kitap yorumu :) başka kitap okurken bile araya bir Nemesis kitabı sıkıştırmaktan zevk alan bir okuyucum işte...
Hiç Hesapta Yokken yine benden alan sakin ama eğlenceli aşk dolu bir kitaptı. Yazarın ilk kitabı olan Hafta Sonu Kaçamağını okuyanlar bilir, oradaki bir başka karakterlerin hikayesi yine ve benim en sevdiğim seri şekli :) İlk kitapta Claire ve Jason'ın aşkına tanık olmuştuk şimdide Claire'ın en yakın arkadaşı Suzy ve Danvers'ın yeni ortağı Gray ile aralarında tutkuyu okuyoruz.
"Az önce Gray'dan pantolonumu indirip beni tuvalete oturtmasını istedim. Gerçekten cehennemde olmalıyım."
Suzy liseden beri birlikte olduğu erkek arkadaşı tarafından aldatılınca artık erkeklere olan güveni yok olur. Onlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışan Suzy'nin dünyası onu peşini bir türlü bırakmayan Grayson Merimon'la sarsılır. Adamdan gerçekten çok ama çok etkilenmesine rağmen onun bütün çabalarını boşa çıkarmayı başarır. Hiç bir erkeği hayatında kalıcı bir şekilde istemediğine emin olan Suzy bu kararlılığını göstererek Gray'i de uzaklaştırmayı başarır. 

Gray onu ilk gördüğü andan beri etkilenmiş ama ne yaptıysa kadını bir türlü ikna edememiştir. Gray öyle tek gecelik ilişkilerin adamı değil. Bildiğimiz tiplerden çok farklı. Gerçekten bir şey hissetmediği kadınla hiç bir şey yaşamayan bir adam ve uzun zamandır bir şeyler hissettiği tek kadın Suzy. Onu ikna etme çabalarını geri püskürtmesine alışkın olan Gray son çare onunda kabul edeceği bir teklifle gelir. 
"Kendini topla adamım, canı yanan bir kadını arzulayamazsın. Bir doktor gibi düşün , külotlu bir kadın seni etkilememeli. Tanrım, lütfen külodu babaanne külodu olsn."
Madem Suzy onunla bir ilişki istemiyordu o zaman tek gecelik bir birlikteliğe asla hayır diyemezdi. Gray kararlıdır ne yapıp edip Suzy'nin hayatına bir şekilde dahil olacaktır.

İlk randevularının akşamına daha evlerine gidemeden geçirdikleri talihsiz olay onlar için büyük bir fırsat olmuş ikiliyi çok ama çok yakınlaştırmıştır. Tabi aralarına her zaman ki gibi birileri girene kadar.
"Uzaktan konuşmak kolay yakışıklı. Kimse boşuna tahrik edilmek istemez."
"Ah, tatlım gerçi seni tahrik etmeye bayıldığımı biliyorsun ama oraya geldiğimde sözümün arkasına duracağımı göreceksin.
Yine harika ve eğlenceli bir kitaptı. Biraz hatalar vardı tek sorun oydu bence. Bir günde okunan yine bana mutluluk veren cinstendi. 
Erkek karakterin klasik herkesle beraber olan tiplerden olmaması çok güzeldi bence ve Suzy'nin bu kadar inat edip direnmesine rağmen sonunda adamın her an yanında olması da çok hoşuma gitti.
Araya giren olaylar sıkmadan işlenmişti beğendim. Yan karakterler yine harikaydı. Claire ve Jason'ı görmek yine güzeldi ve Gray'in kardeşi Nick ve Suzy'nin kardeşi Beth arasında neler olacak merakla bekliyorum sırada ki kitap onların :)

Seri 8 kitap gibi gözüküyor umarım Nemesis bizi fazla bekletmez..

Puanım


Huysuz ve Ruhsuz || Nehir Erdem | Yorum

8/18/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - 2 yorum:

Yine bir Türk yazarla karşınızdayım. Uzun bir ara vermem gerek dememe rağmen yinede konu Nehir Erdem kalemi olunca dayanamadım ve başladım. Bugün yaklaşık 5 kitap yorumumu ard arda giricem. Fırsat bulmuşken hepsini aradan çıkaralım yoksa bekledi mi daha fazla birikiyor.  Uzatmadan kitabımıza geçelim artık.
Huysuz ve Ruhsuz
Nehir Erdem
Müptela Yayınları
t 23,00
436 Sayfa
4.50 GR
1.Çiçek Kızlar
2. Deli Divane

Ben Nehir Erdem kalemiyle wattpad de tanışmadım. İlk olarak Çiçek Kızlar kitabını alıp okuduğum da yazarın kalemini beğenmiş ve sonraki araştırmalarım sonucu fark etmiştim. Çiçek Kızlar da hemen hemen hikayesi olan bütün karakterleri gördük okuduk.

Huysuz ve Ruhsuz çiftimiz Doğa ve Yağız orada evlilerdi ama yazar bize çaktığı sinyallerle tabi ki onlarında bir hikayesi olduğunu çıtlaşmış oldu.
Doğa zengin bir ailenin kızı olmasına rağmen kendi ayakları üstünde durmaya kararlı karakterimiz Yağız'ın patronu olduğu şirkete iş başvurusundan bulunur. Her ne kadar işe alınması olaylı olsada sonunda başarır. Aklında sadece iş olduğunu kendine sürekli söylemeisne rağmen Doğa çoktan bir çift siyah göze kapılmıştır bile.

Yağız için ise durum farklı değildir. Karşısında gördüğü bu minicik ama seksi kadına kapılmamak için ondan uzak durmaya çalışsa da sürekli ona çekilmekten kendini alamaz.

İlk başta olayların ilerleyişi hoşuma gitmiş ama fazlamı hızlı oldu demedim değil. Sonradan kendi kendime hak vererek kabullendim çünkü bence biraz erken yaşandı her şey ve olaylar bir anda sarpa sarmaya başladı. 
İlişkilerinin başlangıcını. Yağız ve Doğa'nın kıskançlık hallerini okumak her ne kadar hoşuma gitmiş olsa da ayrılmaları için yaratılan sebep birazcık basit bir durumdu bence. O tutkulu zamanların daha uzun olmasını, Yağız'ın daha fazla kıskançlık hallerini görmek istemedim değil.
Yağız'ın bozuk ağzına nedense bayıldım. Her ne kadar çok fazla olduğunda hoşuma gitmese de Nehir Erdem kaleminde böyle bir etki olduğunu fark ettim. Argo kelimeleri cümlelerin içinde yumuşatmayı başardığında gözümüze batmadan bize sunmasını çok iyi beceriyor bence.

Zaman atlamalarını pek sevemedim. Bir anda kısa zamanlar ardından aylar ve yıllara geçince bana çok fazla geldi. Keşke daha az olsaydı dediğim tek konu bu oldu.

Yazarın kalemine diyecek hiç bir sözüm yok hele karakterlerine bayılmamak elde değil. Eğlenceli ve mis gibi aşk kokan aynı zaman tutkuyu dibine kadar yaşatan bir hikayeydi. Bahsettiğim kısımlar dışında çok eğlenerek ve sıkılmadan okudum.
Ama şöyle bir gerçek var ki Huysuz ve Ruhsuz'u daha önce okusaydım kesinlikle daha çok severdim ama benim için  Deli Divane gibi bir gerçek var ve ona bayıldığımdan kıyaslamadan duramadım onu için bir puancık kırıyorum :)
Deli Divane gibi bir kitap okuduktan sonra bunun birazcık sönük kaldığını itiraf etmem gerekecek.

PUANIM

Dokuz Yayınları ve Böğürtlen Yayınları || Tanıtım

8/16/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Bana Şans Dile
Sinem Akça
t 20,00
448 Sayfa


Kadın olmanın rengi hep başkadır. Sevince pembe, âşık olunca kırmızı, fincanda kahverengi, alışveriş poşetlerinde gök kuşağı gibi rengârenktir kadın…

En yakın dostu Eros’un da okunu nereden fırlatacağı hiç belli olmaz… Tıpkı otuz iki yaşına gelmiş ve bu yaşına gelirken boş oturmayıp ikinci kocasını da nihayet kaçırmış; vurdumduymazlığı, hiperaktivitesi ile arkadaşlarına illallah dedirtmeyi başarmış Didem'in kalbine saplanan ok gibi!

Önce ‘Neyse hâlim çıksın falım,’ deyip kapattığı fincanda görüldü yakışıklısı, sonra da kaza yaptığı arabada. Dedik ya ilk ok, tabir yerindeyse dünya umurunda olmayan, sadece kendi keyfi için nefes alan, evinin etrafındaki tüm restoran kuryelerinin yakinen tanıdığı Bağdat Caddesi kokoşu Didem'e...

İkincisi ise İstanbul Emniyeti’nin gözbebeği, deli lakaplı, tuttuğunu koparan, tutarlı, disiplinli baş komiser Bora'ya isabet ediyor...

Didem’in en yakın arkadaşı olma talihsizliğini yaşayan Yasemin'in evliliği ve bebek heyecanı ile renklenen hayatı...

Seçtiği playboy sevgililerinin aksine, aşkın masumiyetine olan inancını hiç yitirmeyen Elif.

‘OLMAZ AMA OLDURURUZ!’ diyerek istediğini alan, aşkta her yolu mubah sayan kadınların komik hikâyesi...

Şurumşine
Gulsen Kılıçarslan
t 21,00
526 Sayfa


"O dediğin ne demekti?""Şurimşine mi?""Evet, o.""Lazca; canımın içi, sevgilim demek."
Sina, yalnızlığının kabuğunda, adını aldığı çöl gibi ıssız bir genç kızdır. Bir partide tanıştığı Deniz ise, dalgalar kadar hırçın bir delikanlı.Adını bile bilmeden birlikte olduğu Deniz'in, yeni matematik öğretmeni olduğunu öğrenmesiyle Sina'nın hayatı tamamen değişir.
Her şeye rağmen Sina'dan vazgeçmeyen Deniz, farkında olmadan ona zarar vermektedir. Sina, yeni tanıştığı sahiplenilme duygusuyla Deniz'e sığınırken, aşkları engelleri aşmalarına yardım edebilecek miydi?
Sina ve Deniz'in yasak aşkı tüm engellere rağmen sürebilir miydi?
"Neden hiçbir şey olmamış gibi davranmadın? Öğretmenimsin, her şeyi yok saysan daha kolay olurdu."
"Yapamam. Olmuşla ölmüşe çare olmazmış."
Kafkas İmam
Hidayet Oktay
t 17,00
448 Sayfa

Yorgun bir ülkenin yorgun ama yürekli insanlarıydı onlar. Toros Dağları eteğinde, gelecek günler ve konuklardan habersiz bir hayat sürüyorlardı. Ansızın köylerine gelen bir yabancının neyin habercisi olduğunun farkında değillerdi.Bu yabancı misafiri aralarına kabullenmeleri uzun sürmediğinde ise kendi kaderlerini kendileri belirlemişlerdi.
 Topraklarından uzaklarda yaşamak zorundaydı Yüzbaşı Vorontsov. Askeri üniformasını ne zaman giydiğini hatırlayamayacağı kadar uzun bir süre geçirmişti yurdundan uzakta.
Bir an önce ülkesine ve hak ettiği zafere ulaşmak istiyordu ve bunun için atması gereken son bir adımı kalmıştı.
Toroslar'ın eteklerinden Erzurum'a, Batum'dan Sibirya'ya kadar uzanan bir tarihi kurgu romanı Kafkas İmam. Savaşın sadece cephede kazanılmayacağının da bir örneği.

Hey Patron
Psikolag İlhan Özdemir
t 10,00
160 Sayfa

Bu kitabı eline aldığına göre hatta arkasını çevirip burayı okuduğuna göre benim aradığım nadir kişilerden biri olabilirsin. Çok insan tanıdım, çok yönetici gördüm, çok patron tanıdım… Binlerce kişiye eğitim verdim, yüzlerce patrona hizmet sattım, birçok firmaya yönetim danışmanlığı yaptım ve yaklaşık iki yüz personel çalıştırdım. Evet, insanlar çok iyi yaratıklar! Bunu gördüm. Ancak gördüğüm başka bir şey daha var ki o da insanların çoğunun yönetim konusunda çok zayıf oldukları.

Etrafıma bir baktım ki sadece işletmeler değil ilişkiler de çok amatörce yönetiliyor. Sonra boşanma oranları, küslükler, tartışmalar ve çözümsüzlükler; yani mutsuzluk için gereken her şeyin arttığını fark ettim.
Sadece bir işletme değil; eşin, ailen veya sevgilinle aranda var olan tüm ilişkiler de yönetilmek zorundadır. Bundan da öte insan kendini daha da önemlisi duygularını yönetebilmelidir.

Bu kitap aracılığıyla hayatın birçok alanını daha iyi yönetmen için yanında olacağım. Aslında her şeyden önemlisi, bir şeyleri yönetmenin sorumluluğu altında yalnız kaldıysan sana arkadaş olacağım.
MERHABA  PATRON

KAFES || Josh Malerman | Yorum

8/15/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

KAFES ( Bird Box)
Josh Malerman
İthaki Yayınları
336 Sayfa
t 23,00
3.92 GR

Merhabalar, yeni ve bambaşka konuya sahip bir kitap yorumuyla karşınızdayım. Kafes, İthaki Yayınlarından son zamanlarda çıkan en yeni ve en çok ses getiren kitabı oldu bence. Gerek konusu, gerek arka kapakta aldığı övgüler ve gerekse kapak ve iç tasarım olarak bence 2015'in en farklı dikkat çekici ve ilginç kitabı.

Kitaba başlamadan önce o kadar tereddütlüydüm ki çünkü hiç korku romanı okuyan bir yapıya sahibim maalesef. Korku filmlerine bayılıyor olsam da nedense okuyamıyordum. En son lise dönemlerimde Stephan King okumuşumdur, o kadar uzun bir zaman düşünün artık. Ama hemde kocaman bir ama diyorum çünkü Kafes resmen beni benden aldı. Korktun mu? Gecenin bir vakti üst komşum kapımı tıklatana kadar cevabım hayır, ama gerildim mi? evet hemde sonuna kadar.

Kesinlikle başından sonuna kadar her sayfayı çevirdiğim anda meraktan çıldırarak okudum. Okurken kafamda önce bu garip olaylara neyin sebep olduğunu düşünmeye başladım. Daha sonra gözleri sürekli bağlı insanlar, hiç bir şey göremiyorlar bana ne anlatacaklar diye merak etmekten deliye döndüm. Kitabın konusu hakkında ne anlatabilirim diye düşünüyorum ama ne söylersem sanki spoi olacakmış gibi hissediyorum o yüzden konuyu çok didiklemeyeceğim.

Her şey bir anda insanların bir şeyler görüp aklını kaybetmesiyle başlıyor. Önce etrafında bulunan insanları daha sonra ise kendilerini dehşet verici şekilde ölüme sürüklüyorlar. Ne olduğunu bilmedikleri şeyle başa çıkmalarını tek yolu dışarıyı görmemek. Tabii bunu çözdüklerinde çevrede pek insan kalmamış oluyor.

Malorie kız kardeşini de kaybettikten sonra güvenli ev denilen bir eve ulaşmaya çalışır. Başarır da, kendisi gibi hala dışarıda ki o şeyden etkilenmeyen bir kaç insan bulur. Kitabı bir şimdi ki zaman Malorie ve çocuklarıyla, birde olayların en başına 4 yıl önce
sine dönerek okuyoruz ve bu sizi daha beter strese sokuyor. Çünkü sürekli merak içerisindesiniz. Hep şimdi ne olacak, o zaman ne olmuş derken yerimde hop oturup hop kalkarak okudum resmen.

Hikaye ve kurgu bence kendine has olmasıyla çok çok iyi bir notu hak ediyor. Bu tarzın hastası olanlar için Kafes harika bir gerilim kitabı. Benim gibi okumayanlar için ise bambaşka bir heyecan ve güzel bir başlangıç diyorum. Ben gece yarılarına kadar elimden bırakamadım çünkü eğer ne olduğunu ve sonunu öğrenmeden hayatta uyuyamazdım biliyordum.

Kitaba böyle bir anda dehşet şeyler bekleyerek başlamayın.Beklentilerin üstünde güzel bir gerilim romanı bence. Yazar öyle bir sonla bitirdi ki, sanki daha okuyacak bir sürü şey varmış gibi hissetmeme neden oldu. 

Kitabın çevirisine bayıldım ve hatasız kitap okumak çok güzeldi. Bence kesinlikle okunması gerek bir kitap ve bundan sonra bu tarz kitaplarında kitaplığıma girme vakti gelmiş anlaşılan.

Kitabın Ön Okumasını merak ediyorsanız bir göz atın; Tık,Tık
PUANIM





SevgilimiBuldum.com || Christine Bell | Yorum

8/13/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Güzel mi güzel, eğlenceli mi eğlenceli bir Nemesis kitap yorumuyla daha herkese merhaba :)

Yazarın ilk olarak Kiralık Sevgili kitabını beğenerek okumuştum. Daha sonra Sürpriz Balayı kitabı okudum ve bir baktım ki iki kitapta serilerinin ilk kitaplarıymış. Benim bu serileri sonradan fark etme sorunum ne olacak bilmiyorum ama Kiralık Aşk kitabını da severek okudum ama Sürpriz Balayı ve Sevgilimibuldum.com bence diğer seriden daha iyi :)

Ayrımcılık yapmak gibi olmasın ama bence Dare Me serisini ayrı tutuyorum. Daha çok sevdim itiraf ediyorum.
Şimdi ilk kitapta zaten karakterlerimizi az çok tanıdık biliyoruz. Galen ve Lacey'nin çalkantılı aşklarını okuduk orada Lacey'in en yakın arkadaşı ve aynı zamanda da Galen'ın kardeşi Cat'i de gördük :) Bu Nemesis karakterlerinin ismi neden benim aklımdan hiç çıkmıyor diye sorgulamıyor değilim ama her neyse ....

Şimdi Cat asi, kendi başının çaresine bakan kızımız, abisinin en yakın arkadaşı aynı zamanda onun ilk erkeği olan Shane'nın kasabaya geri dönmesiyle tüm hayatının alt üst olacağının farkındadır. Gerçi o adamı görüpte alt üst olmayacak birisi var mıdır? Tartışılır bence.

Shane artık ailesye vakit geçirmek için kasabaya dönmeye karar verdiği anda kimseye söylemese asıl sebebi Cat'dir. Çünkü ne kadar zaman geçerse geçsin aklından bir türlü çıkaramamıştır ve daha fazla dayanamaz ve geri döner ama bıraktığı Cat, onu bulduğun halinden çok başkadır ve Shane onu ikna etmek için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdır. Buna sevgilimibuldum.com adlı arkadaşlık sitesinden kızşarla tanışmak da dahil. Üstelik randevularını ayarlayacak olan kişide Cat'in ta kendisidir.

İkili için işler tam da burada dahada karışık bir hal alır. Çünkü Cat Shane'a gelen talebi görünce çini kaplayan kıskançığa engel olamaz ve her ne kadar kendine bir şey hissetmediğini defalarca söylese de duyguları ağır bastığı her anda kendini Shane'nın kollarında bulur.

Yine Nemesis, yine favori seri tipi, yine eğlence ve yine mutlu son. Bu Nemesis kitapları bence tam bana göre yazılıyorlar beklentimi en üst seviyede her seferinde karşılamayı başarıyorlar. 
Eğlenceli, aşk dolu bir kitap arıyorsanız, aynı zamanda sakin ve çerez gibi sabah başlayıp akşam sırıtarak bitirilen kitaplardan.
Aynı zamanda bir önceki karakterleri de okumayı hep seven biri olarak böyle serileri görünce deliriyorum nedense ben :)
Serinin üçüncü kitabı da yine tanıdık isimler, fazla beklemeden okumak istiyoruz. Umarım beklemeyiz de.
Ayrıca yurt dışı kapaklarına da bayıldığımı söylemezsem olmaz...

Yine bir Nemesis mutluluğu olan kitplardandı. Bu tarz seviyorsanız bence kesin okumalısınız.

PUANIM





Fırtınaya Tutulmak || Samantha Towle | Yorum

8/11/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:

Tanıtım: True Bennett imkansızı başardı ve rock yıldızı kötü çocuk Jake Wethers'in kalbini ele geçirdi. Şimdi düğünlerini planlamakla ve Amerika'da yaşayacakları hayatı organize etmekle uğraşıyorlardı. Peki sonsuza dek mutlu olacaklar mıydı? Elbette hayır!Parlak güneş bile Kaliforniya'nın karanlık yüzünü aydınlatamaz. Açgözlü müzik tutkunları, acımasız paparazzi ve Jake'in vahşi geçmişi her köşede gizlenmişti. Daha da kötüsü, Jake çocuk istemediğini kırıcı bir şekilde ifade etmişti.Tru, Jake'i her şeyden çok seviyorduç Birlikte, beraberinde yıkımı getirecek krizlerle savaştılar, her şeyin yok olması tehdidine göğüs gerdiler ancak bu çiftin, sonunda sert bir yüzleşmeyle karşı karşıya kalması gerekmektedir. Acaba aşk tüm bu engelleri aşmaya yetecek midir?
Fırtınaya Tutulmak (Wethering the Storm)
The Storm - 2
Samantha Towle
Aspendos Yayınları
432 Sayfa
t 22,00
4.34 GR
Fırtınaya Tutulmak bitti, ben hemen yeni bir kitaba başladım bile ama geciktirmeden de yorumu girmek lazım değil mi ama...
İlk kitabımız Karşı Konulmaz Fırtınayı okumayan kalmamıştır büyük ihtimalle, kaldıysa da hemen okuyun diyerekten girşimi yapıyorum. Karşı Konulmaz Fırtına da hepimiz Jack Wethers'a bayılmıştık. Ben bayıla bayıla okumuş çevirisini beğenmiş ve ikinci kitabı merakla bekler bir halde kapatmıştım son sayfaları. Hatta itiraf ediyorum Fırtınaya Tutulmak okunmadan önce onu bir kez daha okudum :)

Serinin ikinci kitabında çiftimiz kötü olayları ardında bırakıp harika bir tatille bize merhaba dediler. Jack her zaman ki aşık gözü kör çocuk olarak iş başındaydı tabii ki. Tru'ya o kadar bağlı olmasını okumak çok hoşuma gitti. Ama ikilimiz tabii ki bir anda mutlu oldular mı? Hayır...

İlk kitaba göre bir kaç kıyaslama yaparsam eğer ilk kitap daha heyecanlı bu kitap daha duygusaldı. Biraz durulmuştu çiftimiz doğal olarak ama, öyle olaylar oldu ki gözlerim dolu dolu okudum bazı sahneleri.

Evlilik hazırlığı yapan çiftimiz beklenmedik bir sürprizle karşılaştı, ben bu konu yüzünden kesin olaylar çıkacak diye düşünürken bir baktım yazar ters köşe yapıp olaya başka bir yerden giriş yaptı. Ama ne giriş. Finale doğru öyle sahneler okudum ki, özellikle Jack'in ağzından, içime dert oldu resmen.

Duygusal olan sahnelere gerçekten bayıldım. Aşlarının güzelliğine bayıldım. Bir adamın asi bir yapıdan, aşk sayesinde durulmasını okumak çok ama çok güzeldi.
Yan karakterimiz zaten harikaydı. Grubun diğer üyelerinin aşkları da inanılmaz güzeldi. Denny ve Simone onlarında hikayeleri bence başka bir kitap da olmalıydı. Stuart'a bayılıyorum tek kelime ile :) ve Tom ?
Bu adam ne olacak diye diye ilk kitaptan beri kafama takılıp duruyordum ve gördüm ki 3. kitabımız Tom. Acayip meraklıyım onun hikayesi için...

Kitapta bir kaç ufak tefek yazım hatası vardı sorun değil ama yine çeviriyi pek beğenemedim ben, bence ilk kitabın çevirisi çok daha güzeldi.
PUANIM