Subscribe

YORUM: FONA | ZEYNEP ÖZDAL

1/08/2016, BY Tuğba Atıcı Coşar - Hiç yorum yok:
Herkese merhaba, yeni ve farklı bir kitabın yorumuyla karşınızdayım. Son zamanlarda hakkında oldukça fazla konuşulan bir kitaptan bahsedeceğim sizlere. Fona, fantastik bir kitap ve yazarı da sevgili Zeynep Özdal. Türk bir yazar olduğunu görünce öncelikle bir tedirgin oluyoruz değil mi? Çünkü bu zamana kadar okuduğumuz denemelerin hiç biri dişimize göre olmadı. Ben fantastik kitap okumayı çok sevenlerdenim. Bu zamana kadar bir kaç Türk yazar dışında Türk yazara ait fantastik kitap okumadım. Ama sanırım Fona bu ön yargıyı kaldırdı. Öncelikle biraz konusundan bahsedelim. Genelde okuduğum kitapların konularından bahsetmem ama Fona'yı sizlere anlatmak istiyorum.
"Temiz olmalısın. Kılıçsız, silahsız, ellerine kan bulaşmamış..."
Baş kahramanımız Fona, Fesna adında bir kasabada yaşayan 19 yaşında genç adam. Uzun zaman önce rüyasında gördüğü bir kızın peşinden gitmeye kararlıdır. Rüyalar ona belirli aralıklarla gelir. 19 yaşına girdiğinde babasıyla olan anlaşmazlığı artık dayanılmaz hale gelince rüyalarında onu çağıran kızın peşine düşmek için evi terk eder. Kıza ulaşmasının tek yolu da denizlerdir. Çünkü su Fona'yı çağırmaktadır.
Tüm olaylar ve Fona'nın macerası da bundan sonra başlar. 21 yaşına kadar Fona'nın başarmaya çalıştığı şeyleri okuyoruz. Ulaşması gereken bir hedefi var ve bunun için de her şeyi yapar. Şans da ondan yana diye düşünüyorsunuz okurken ama sonradan anlaşılıyor ki her şeyin ve Fona'nın hayatına giren her karakterin bir sebebi var.
"Aşk varlığını en çok yokluğunda hissettirir."
Fona bilinmeyen bir ülke olan Kalinya'nın hem karanlığı hem de kurtuluşu olacaktır. Uzun zamandır beklenmektedir ve Fona için işler Kalinya'ya vardığında gerçekten karmaşık bir hal alır.
Gelelim kitap hakkında ki düşüncelerime. Ben kitabı çok severek okudum.Yazarın hayal dünyasına cidden hayran kaldım. Klasik isimler, tahmin edilebilir konulardan çok uzak oldukça akılda kalıcı ve orijinal bir kurgu ve hikaye okuyorsunuz.
İsimlere tek kelime ile bayıldım. Sizi yormuyor. Evet başlarda biraz neresi nereydi kim kimdi diye bir süre kafa yormak zorunda kalıyorsunuz ama belli bir yerden sonra kurgu tam anlamıyla kafanıza yatmaya başladığın da bir bakmışsınız ki her şeyi artık kafanızda oturtmuşsunuz.
Fona'nın Kalinya denen ülkeye varmak için verdiği çabaları okuduğum kısımlar biraz durağandı. Belki de ben ne olacak acaba diye çok fazla merak ettiğimden sabırsız davrandım bilmiyorum ama sonunda Kalinya'ya geldiğinde ve asıl olaylar başladığında kitap inanılmaz derece de sizi içine alıyor.
"Beklenen kurtarıcı iyi ve kötünün tohumu... Lanet de onun kanında kehanet de... Beklenen savaşı başlatacak kişi de o, bitirecek kişi de... Kutsal Kalinya topraklarını karanlığa da gömebilir, kötü kaderi tamamen yok da edebilir..."
Ateş ve Su. İnanılmaz derece anlatılan bir hikaye. Kitabın büyük kısmında su var. Ana teması bu gibi düşünüyorsunuz ama kitabın ismini de unutamamak gerek "ATEŞ LORDUNUN UYANIŞI" 
Fona kurtarıcı mı yoksa laneti getiren mi? Bence her ikisi de...
Son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip kitap. Konu olarak da ilgi çekici ve Fona türünde gerçekten çok ama çok iyi bir kitap olmuş.
Sihirli bir fantastik dünyasının kapısını aralamak istiyorsanız Fona tam size göre. Bence bir şans verin ve okuyun. Umarım devamını en kısa zamanda okuruz.
Sevgiyle ve bol kitapla kalın...


KGBT 21.TUR || YORUM: HAYATIMIN BAŞROLÜ OLUR MUSUN? | SELİM ÇİPRUT - DUYGU ÖZLEM YÜZEL

1/07/2016, BY Tuğba Atıcı Coşar - 2 yorum:



Herkese merhaba, Yeni bir tur kitabının yorumuyla karşınızdayım. DEX'in yeni kitabı Hayatımın Başrolü Olur musun? bu seferki konuğumuz. Sevgili Duygu Özlem Yücel'in bir kitabına da daha önce tur yapmıştık.
Gelelim kitabımıza. Bildiğiniz gibi kitapların konularından çok bahsetmeyi sevmiyorum bu yüzden hemen düşüncelerime geçiyorum.
Kısa sürede okunan, sizi oldukça fazla eğlendiren ve gülümseten hiç sıkılmadan okuyacağınız bir kitap arıyorsanız kesinlikle tavsiye ediyorum.
Tuvana ve Kerem karşılaşması ve yakınlaşması filmlere konu olası cinsten. O kadar eğlenceli ve nasıl söyleyeyim sempatik ki anlatamam. Çiftimize tek kelime ile bayılacaksınız. Abartı yok, kesinlikle son derece doğal ve gerçek bir hikaye.
Kerem ve tayfası, ah diye bağırasım var. Kitapta ki kesinlikle favorilerim onlardı. Kerem'in arkadaş ortamına bayılacaksınız. Aralarında ki diyalogları, tatlı atışmalarını birbirlerine laf sokmaları ve en güzeli hep birbirlerinin arkalarında durmasını o kadar eğlenerek okudum ki anlatamam.
Son derece eğlenceli ve oldukça akıcı bir kitap. Yan karakterler kesinlikle muhteşem. Kerem'in arkadaşlarını çok sevdim ama bir kızlar grubu var ki sormayın adamlara papuçlarını ters giydirirler valla. Birde Makbuş var ki aman Allah'ım :)
"Bu aşk mıydı sahiden, bütün yanlışlarını doğru,doğrularını yanlış eden?"
Kitabı okurken aklımdan hep film olması geçti. Tam filmlere konu olacak son derece eğlenceli bir kitap. Üstelik abartı yok saçma gelen hiç bir şey yok. Her şey okuduğumuz her karakter bizden biri gibi. Kurgu hissi yaratmıyor. Son derece gerçek hissettiriyor.
Kitabın tamamını çok beğensem de Selim Çiprut tarafından yazılan kısımları bir tık daha fazla sevdiğimi itiraf ediyorum.
"Kendimi yüz km giden bir arabanın camına yapışan sinek gibi hissediyorum. Birisi sileceği çalıştırsa da yok olup gitsem."
Ama kitabın sonu beni benden aldı. Delirerek kapattım ve devamını istiyorum diye evin içinde bağırasım var. Güzel vakit geçireceğiniz bir kitap arıyorsanız kesinlikle en kısa zamanda okumanız gereken bir kitap. Ve beyaz perde de izlemeyi çok istediğim nadir kitaplardan oldu benim için.
Kitabı okurken her yerde kalp görme isteği oluyor birde. Bu da kitabın ne kadar tatlı olduğunun kanıtı bence.
Kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitap oldu benim için. Okuyun diyorum...