Subscribe

Tess'in Gözyaşları - Pepper WINTERS || Yorum

11/01/2015, BY Tuğba Atıcı Coşar -
Muhteşem bir hayatım vardı. Aşıktım, mutluydum ve istediğim her şeye sahiptim. Sonra bir gün her şey değişti. Bir adama satıldım!
Sevgilisi Brax Cliffingstone, yıldönümlerini kutamak için Tess Snow'u Meksika'ya götürene kadar ikisininde geleceğe dair umutları vardı. Altın rengi kumsalların, denizin ve güneşin tadını çıkaracak, birbirlerine yeniden aşık olacaklardı. Ancak gördükleri güzel rüyanın kabusa dönmesi uzun sürmedi.
Dünyanın gölgelerindne habersiz Tess, kaçırılmış, hırpalanmış ve satılmıştı. Yeniden aydınlığa kavuşmasının bedeli ise şeytanla yapacağı anlaşmada, yalnızca bedenini değil ruhunu da ortaya koyması demekti.
Zindanımın derinliklerinde yankılanan bir fısıltı, "Gözlerindeki karanlığı görüyorum," diyordu. "O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor."
Ve karanlığın tadı kanıma karıştı. Acı, artık kalbimin en tanıdık yolcusuydu.

Tess'in Gözyaşları bitti. Yorum girerken bile heyecanlıyım çünkü kitap kendisi biterken beni de bitirdi sanırım. Sosyal medya sitelerinde sürekli karşıma çıkan kitap Arkadya Bitter tarafından bizlere sunulacağına öğrendiğimde dahada bir heyecanlandım ve kitapla ilgili o kadar çok yorum okudum ki beklentim fena halde yükselmişti. Kitabı ellerime aldım, okudum ve beklentilerimi sonuna kadar karşıladığını söyleyebilirim.
Sen benim olmayabilirsin ama ben giderek daha çok senin oluyorum.
Kitap Tess ve erkek arkadaşı Brax'in  mutlu mesut sahneleriyle başlıyor. Bir kaç sayfa okurken Brax'e o kadar kapıldım ki kendi kendime cidden bu çocuğu bırakıp başka birine nasıl aşık olacak diye düşünmeye başladım. Ama sonra Tess'in kendi iç sesinden duyduğum düşüncelerinde , farklı istekleri olduğunu okudukça bu işin bir yerde kopukluk yaşayacağını anladım. Ama gelin görün ki asla ama asla bu kadarını beklemiyordum.
Je suis tellement desole."Seni koruyacağım, her şeyi düzekteceğim."
Arka kapağı okurken evet bir şeyler olacağını hissediyorsunuz ama inanın bana bu kadarını beklemiyordum. Erkek arkadaşıyla tatilin tadını çıkarmaya çalışan Tess'n başına gelenler beni resmen dehşete uğrattı. Tess kaçırılır ve başka bir adama satılır. 
Satılana kadar başına gelenler beni benden aldı resmen. Dişlerimi sıkarak okumaktan çenem ağrıdı o kadar diyorum. Son Tess Q'ya satılır. Kim bu Q diye merak içinde beklerken adamın yaptıklarını okuyunca ağzım bir karış açık kaldı. Kendi kendime bu adamı nasıl sevebiliriz diye sordum durdum. Q'nun bazı davranışlarına acayip kızdım. Okudukça adamın kitapta yansıtıldığı kadar kötü biri olmadığını yavaş yavaş idrak ediyorsunuz ama yine de bu her davranışını onayladığım anlamına gelmedi tabii ki. Q'ya satıldıktan sonra Tess'in yaşadıkları dayanılır gibi değildi. Bunun çoğu da Q tarafından başına gelmedi. Q'nun evinden kaçmayı başardığı zaman başına gelenler resmen beni mahvetti. Bittiğim sahne o kısımlardı diyebilirim. Bazen dayanamayacağım herhalde falan diye düşündüm.
  Sen benim olmayabilirsin ama ben giderek daha çok senin oluyorum.
Ama sonra o kadar yaptığı şeye rağmen adam geldi kızı kurtardı ve içime huzur geldi gibi hissettim. Tess bu olaydan sonra bir anda Q ya karşı değişti. Ondan kaçan, karşı koyan kız gitti ve onun yanında kendini güvende hisseden kız geldi. Aslında bu kadar çabuk nasıl dönüş yaptı diye düşünmek istiyorsunuz ama Tess'i kurtardığı durum söz konusu olunca kadının bir anda dönüş yapmasını yadırgayamıyorsunuz inanın.
Q güvenliydi.Ben onundum.Yitirdiğim aklıma göre, bu son derece mantıklıydı.
Tess'in Gözyaşları erotik bir kitap. İçerisinde BDSM ve
şiddet içeren sahnelerde var. Eğer bu tarz size ne olursa olsun uygun değilse okumayın diyorum ama kitap kurgu ve konu olarak benim çok ilgimi çekti.Adamın yaptıkları sapkınlık derecesinde. Bunu bir kadına yaptığında adamdan nefret ederiz ama burada söz konusu olan kadın Tess ve Tess bundan gerçekten çok ama çok hoşlanıyor. İki karanlık ruh birbirini tamamlıyor bence. Adamın uyguladığı şiddetten kendisinin aldığı kadar Tess de zevk alıyor. Bu açıdan bu benim gözüme batmadı.
Q gürledi, ellerini saçlarında gezdirdi. "Cevap ver, escleve. Bana ait olmak, o kadar mı kötü;?
Tess evine ve Brax'e döndüğünde aklından Q'yu çıkaramaması ve ona döndüğü kısımı sevdim. Adamı resmen şoka uğrattı. Yazarın Brax'i üzmediğine de o kadar çok sevindim ki anlatamam, adamı üzgün görmek istemeyecek kadar çok sevmiştim çünkü.Q'yu efendi olarak okuyoruz kitapta. Bu yanını, bu yanından ne kadar zevk aldığını ve neden böyle olduğunu okuduk. Tess'le yeniden bir araya geldiklerinde aldıkları kararları okurken ikinci kitapta ne olacak diye deli gibi merak ediyorsunuz.İkilimizin alacağı intikamı çok merak ediyorum.Efendi Q dışında adamı Tess'le normal bir çift olarak okumayı istiyorum. Umuyorum ki ikinci kitapta böyle sahneleri de bol bol okuruz.
Q gözlerini dudaklarıma indirdi. "Je suis a foi." Vahşi bir şey bakışını ateşledi, dudaklarını hızla benimkilere yapıştırdı. "Bu seninim demek."
Kitap Fransa'da geçiyor ve bu ülke işin içine girince bünyeme bir romantiklik çöküyor nedense :)
Aşkın en sert haline şahit olacağınız bu kitap sizi esir alırken tüm duygularınızı ayağa kaldırıyor.Duygusal ve inanılmaz derece de karanlık olan bu hikaye kurgusuyla sizi daha ilk satırlarda etkisi altına alıyor.  Şaşırtıcı ve sonuna kadar merak uyandıran yaratıcı bir ilk kitap, devamı için sabırsızlanmamak elde değil.Kitabın kapağını çok sevdim. Renklerine bayıldım ve orijinal kapaktaki görselin yansıma gibi gösterilmesine bayıldım. Bana hem orijinal halini anımsatması hemde farklı olması çok ama çok hoşuma gitti.
Q BENİM EVİM. Q BENİM EFENDİM. Q BENİM HAYATIM.

3 yorum:

  1. Ya zaten merak ediyordum iyice merak ettim şimdi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem nefret edecek hem de seveceksin ve sık sıl şaşıracaksın. Ben bazı sahneleri okumaya zor dayandım ama yine de elden bırakılmıyor. Umarım en kısa zamanda okursun canım 🤗

      Sil