Subscribe

YORUM: SEDAT | IŞIL'CA

11/28/2016, BY Tuğba Atıcı Coşar -
"Ellerimi hissetmiyorum, kollarımı da! Kanım çekiliyor. Bacaklarım tutmuyor. Nefesim yetmiyor. Gözlerim görmüyor. Ölüyorum! Az kaldı geçecek, bitecek diyorum ama ne göğsümün ortasındaki ıstırap son buluyor, ne aklımdaki onsuzluk beni terk ediyor. Nerede huzurum? Nerede mutluluğum? Yaşam sebebim nerede? Niye cehennem ayağıma gelmiş gibi. Ağlamak istiyorum. Sarılmak. Kokusunda kaybolup varlığıyla avunmak istiyorum. Kimim ben? Nerede yıkılmazlığım? Ona karşı o kadar güçsüzün işte. Gözyaşlarım ne ara akmaya başlamış? Ne ara hıçkırıkların yükselip içki şişeleri yetmez olmuş. Bilmiyorum. Çarem bir o kadar uzak. Bir o kadar imkansız."
Herkese selamlar, nasılsınız? 
En çok beklenenler de bugün Sedat yer alıyor. Uzun zamandır hepimiz Sedat diye ölüp bittik. Belki kitap bile olmayacaktı ama biz o kadar istedik ki yazarı yazdı diye düşünüyorum.
Sedat'ı okumak inanılmaz keyifliydi. En çok da onun kalbimdeki Duygu'yu okumayı sevdim. Bir yandan hep bunu okumak istedim itiraf ediyorum. Sedat nasıl Sado oldu? Yazar bizi geçmişe götürüp bunları anlatıyor ama gelin görün ki ben hep Sedat'ı Duygu'yla okumak istedim.
Onun içinde o büyüyen aşkı, kendine sığdıramadığı duygularını okumak çok güzeldi.
Duygu'yu okurken de en çok buraları sevmiştim itiraf ediyorum.
"Her şey uçtu gitti aklımdan ve ağzımdan isyan gibi bir initi çıktı. Özlem dolu, bir ağıt gibi istemsizce bir ses..."
Sedat'ı bu kitapla tanıdık mı? Bence evet. Ve beni yanıltmadı. Tam anlamıyla hayal ettiğim bir adam olarak okudum Sedat'ı.
O kırılmaz sertliğinin altında ki merhameti yazar bize diğer kitaplarında hissettirmişti ama burada tam anlamıyla her yönüyle Sedat'ı verdi bize.
İtiraf ediyorum bir o kadarda eğlenceliydi. Duygu yüzünden çıldıran Sado'yu görmek çok güzeldi. Çok güldüğüm sahneleri de oldu.
"Ulan aşığım, ölüyorum, neredeyse narkozla gezeceğim, beş karış suratından yanına yanaşamadım."
Buda delirmiş bir adet Sedat.
Kısacası Sedat tüm duyguları barındıran, yüzümüzü güldüren bir o kadar da kalbimizi acıtan bir kitap oldu. Ben severek okudum. Sedat'ın kocaman yüreğine sığdırmaya çalıştıklarını sevdim. Sabırsız adamın aşık olduğu kadına karşı sabrını sevdim. Bir bakışıyla etrafında ki herkesi korkutan Sado'nun aşkı karşısında ki çaresizliğini sevdim.
En çok da Duygu ve develerinin kopmaz bağını ve sarsılmaz mutluluklarını sevdim.
Bir Türk Masal'ı serisini okuyun. Benim favorim hep Duygu olacak ama hepsi birbirinden güzel kitaplar.
Ben bu fuar Duygu ve Alim'i bir kez daha aldım. Bende eski yayınevi baskısı vardı. Bende de takıntı olduğundan hepsini aynı yapmak zorundaydım. Artık hepsi uyum içinde. :)
Mutlu günleriniz olsun...

Facebook: Tuğba Atıcı Coşar
İnstagram: @okuryazarannecik - @tubaaticicosarr
Twitter & SnapChat: @tubacsr
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder